Assos tatil
assos tatil beldesi kendisine özgü tarihi ve yapısı ile mükemmel bir yer. biraz Assos tatil ve tarih kenti hakkında bilgi vermek gerekirse
SUKUNETE DAVET
Yaz günleri bir başkadır Assos. Bozulmamış doğal yapısı ve tertemiz havasıyla sessizlik ve sukunet arayanlar için ideal. Tarihi dokusu ve kendine özgü mimari yapısıyla da cezbedici. Köy evlerinde Rum yapısı izler hala belirgin. Ortaçağ mimarisini andıran yapılarıyla da dikkat çeken Assos, antik kenti, pırıl pırıl denizi, balığı ve kalamarıyla ve ünlü…
ATHENA TAPINAĞI
Assoslular M.Ö. 6. yy.da kentlerini geliştirirken iki şeyi öncelikle ele almışlardı. İlk olarak kent surlarını inşa etmiş, sonra da surların tepesinden kenti koruması altına alan tanrıçaları Athena�ya bir tapınak kurmuşlardı.
ASSOS KAZILARI
MÖ.VII yüzyılda Midilli’den gelen Methymnalı’ların kurduğu sanılan Assos’ta ilk kazılar, 1881-1883 yılları arasında, Clark ve Bacon başkanlığındaki Amerikan kazı ekibince gerçekleştirilmiş. Ancak yıllar sonra 1980 yılında, Prof.Dr.Ümit Serdaroğlu başkanlığındaki Türk arkeologlar ve uzmanlardan oluşan bir ekip, tekrar başlamış kazılara
AGORA
Antik kentte “agora” şehrin kalbi sayılırdı. Helenistik Çağ�ın sonlarına doğru yapılan Assos agorası “külliye” olarak da nitelendirilebilir. Assos�ta kent meclisine üye olabilen özgür, varlıklı ya da eski soylu aile erkekleri öğlene doğru agoraya inerlermiş. Agora’nın batı yanında küçük bir tapınak, doğu yanında bouleuterion, güneyinde de hamam yeralır.
NASIL GİDİLİR?
Otomobille seyahat ediyorsanız İstanbul-Çanakkale yolunu tercih edebilirsiniz. Bu yol üzerinde Ezine’yi geçtikten sonra Ayvacık yoluna gireceksiniz. Ayvacık’tan da Behramkale yönüne dönerek Assos’a gidebilirsiniz..
TARİHÇESİ:
BÜYÜLEYEN TARİH
M.Ö.VII yüzyılda Midilli’den gelen Methymnalı’ların kurduğu sanılan Assos’ta ilk kazılar, 1881-1883 yılları arasında, Clark ve Bacon başkanlığındaki Amerikan kazı ekibince gerçekleştirilmiş. Ancak yıllar sonra 1980 yılında, Prof.Dr.Ümit Serdaroğlu başkanlığındaki Türk arkeolog ve uzmanlardan oluşan bir ekip, tekrar başlamış kazılara.
Sonuçta, yılların emeği ile ortaya Antik Tiyatro gibi muhteşem eserler çıkmış. Yeniden başlayan kazı çalışmaları, köyün hareketlenmesine neden olmuş. Limanda yer alan yapılar, orjinal mimarisinin bozulmamasına dikkat edilerek onarılmış ve böylece köy, 500 kişiyi ağırlayabilecek bir kapasiteye ulaşmış. Temiz havası, denizi, balıkçılığı ve Ören yerine olan bağlantısıyla şipşirin bir tatil beldesi oluvermiş.
Assos ya da günümüzdeki adıyla Behramkale (Behramköy), Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinde M.Ö. 1000 li yıllardan bu yana, kesintisiz olarak yaklaşık 3 bin yıldır yaşamını sürdüren bir yerleşim yeri. Balığı ve kalamarıyla ünlü Assos, ünlü filozof Aristo’nun burada evlenmesine neden olacak güzellikte bir cennet.
Tarihi evlerden oluşan köyde, Ortaçağ mimarisini andıran yapılar arasında dolaşıyorsunuz. Tepelerde binlerce yıllık taşların üzerinde yürürken, pırıl pırıl denize karşı kurulmuş olan bu antik kentin sakinlerinin, ne kadar şanslı olduklarını düşünüyorsunuz. Yıkıntıların arasında geçmişin izlerini ararken, burnunuza çarpan kekik kokularını da görmezden gelemiyorsunuz bu arada.
Yeniden başlayan kazı çalışmaları, köyün hareketlenmesine neden olmuş. Limanda yer alan yapılar, orjinal mimarisinin bozulmamasına dikkat edilerek onarılmış ve böylece köy, 500 kişiyi ağırlayabilecek bir kapasiteye ulaşmış. Temiz havası, denizi, balıkçılığı ve Ören yerine olan bağlantısıyla şipşirin bir tatil beldesi oluvermiş.
Hem denize, hem de karaya egemen bir tepeye kurulan Akropol, 3 kilometre uzunluğunda bir surla çevrili. İşçiliği ve mimarisi açısından döneminin en önemli surlarından biri olarak nitelendiriliyor. Özellikle, birbirinden ayrı biçimlerde yapılmış kapıları, gelen ziyaretçileri büyülüyor.
ÖREN YERLERİ:
NEKROPOL
Şehrin batı kapısına 300 m kala yol ikiye ayrılır. Bir kolu batı kapısının üst başındaki küçük kapıya gider, diğer ana kol ise iki tarafı kuleli görkemli kapıdan kente girer. Bu yolların iki yanı Roma çağında kimi teraslar üzerinde, kimi çevresi güzel yontulmuş taşlarla örülü duvarlarla çevrili mezar anıtlarıyla doluydu. Eski çağın kentlerinde mezarlıklar kentin dışında ve genellikle yolun kenarında olurmuş. Kente gelenlerin herbiri bir anıt olan mezarları görsün, selamlasın diye.
1884� te kazıların sona erişinden sonra geçen zaman içinde, ortaya çıkarılan mezarların tümü tahrip olmuştur. 1981�de yeniden başlayan çalışmalar ile birlikte eskilerinin de onarımına girişilmiştir.
Assos� un iki nekropolü vardır. Birincisi ve asıl önemli olanı batı kapısına giden taş döşemeli yolun iki tarafına oturtulmuş Batı Nekropolü, diğeri doğu kapısı önündeki Doğu Nekropolü� dür. Batıdakinde sıkça küp içine gömme yöntemi görülmektedir. Bir küp içine ikili gömme de yapılabilmekteydi.
Batı Anadolu� da M.Ö 6. yüzyılda çok rastlanan yakarak (kremasyon) gömme tekniği Assos� ta da görülmektedir. Kazılar sırasında ölü küllerinin içine konduğu urna adı verilen çömleklere çokça rastlanılmştır. Ortaya çıkarılan bu örnekler Çanakkale Müzesi� dedir.
GYMNASION
M.Ö. 2. yüzyılda inşa edilmiş bu Gymnasion, 40 x 31 m boyutlarında bir palaistra (açık spor alanı) ve çevresini saran sütunlu portiko�ların gerisindeki ders, soyunma ve yemek odalarından oluşan basit bir yapıydı. Palaistranın, kuzey, güney ve batı kenarları portiko ile, doğu kenarı ise bir duvarla çevrili idi. Portikoların bazalttan yapılmış sütunları monolithtir. Kuzey portikosuna ait arşitrav yazıtlarından bu portikonun M.Ö. 1. yüzyılda yeniden yapıldığı anlaşılmaktadır. 4,92 m genişliğindeki bu portikonun gerisinde, önünde bir çift sütunu olan Ephebeion (kapalı dershane) bulunmaktaydı. Kuzeydoğu köşede de 8,50 m çapında bir yıkanma yeri yapıya eklenmişti. Gymnasion�a ana giriş anayola açılan güney cephededir. 3 basamaklı yarım daire merdivenle birlikte bir koridorla güney portikoya ulaşılıyordu. Ayrıca batıdan da giriş vardı. Ders odaları tek katlıydı. Ana girişin sağında diagonal düzenlenmiş bir portiko ile 4 odanın işlevleri tam olarak anlaşılabilmiş değildir, ama gymnasiona aittirler. Assos�ta su daima bir sorun olduğu için palaistranın döşemesi altında bir de sarnıç vardı. Sarnıç, kayadan oyulmuş ama üzeri sonradan taş örgü tonozla örtülmüştü. Doğu ucundaki merdivenlerden inerek kova ile su çekilir ve yıkanma odalarına taşınırdı. Hem su taşıma işi, hem de odalarla spor alanının temizlenmesi işi öğrencilerin görevi idi. Büyük sınıftaki öğrencilerse, küçük sınıfların yaptığı işi denetlerdi.
Paidagogos denen eğitmen � dadı karışımı görevliler öğrencileri konutlardan gymnasiona götürürlerdi. Okulda dersler, öğleye kadar öğreticilerin gözetiminde güreş, boks, disk ve cirit atma, uzun atlama ve bir stadia (200 m) koşu çalışmalarıyla geçerdi. Bu çalışmalardan önce vücutları saf zeytinyağı ile yağlanırdı. Çalışmadan sonra striglis denilen, tunç ya da demirden yapılmış bir aletle kum ve toprağı sıyırır, sonra yapıya sonradan eklenmiş olan kuzey uçtaki hamama giderlerdi. Temizlik mermer kurnaların başında yapılırdı.
Okulda öğleden sonra dil ve gramer, güzel konuşma, coğrafya, matematik, felsefe ve müzik dersleri olurdu. Matematik ve müzik eğitimi bu çağda spor kadar önemli bir yer tutmaktaydı. Dersler güneşin batmasıyla sona ererdi.
Gymnasionun yöneticisi Gymnasiarkhos ünvanını taşır ve altın bir taç ile onurlandırılırdı.
M.S. 6. yüzyılda, Bizans döneminde bu gymnasionun ortasına bir kilise inşa ederek Aristo�nun okulunu tamamen ortadan kaldırdılar. Kilise için gymnasionun yapı malzemesi kulanılarak yapı harap edilmiştir.
AGORA
Assos�ta kent meclisine üye olabilen özgür, varlıklı ya da eski soylu aile erkekleri öğlene doğru agoraya inerlerdi. Bu kentte de agora şehrin kalbiydi. Helenistik Çağ�ın sonlarına doğru yapılan Assos agorası külliye olarak da nitelendirilebilir. Batı yanında küçük bir tapınak, doğu yanında bouleuterion, güneyinde de hamam yeralır. 4000 m2 büyüklüğündeki alanın kuzey ve güneyi iki stoa ile sınırlandırılmıştır.
HEROON
Güney stoanın batı duvarı dibinde taapınak cepheli bir mezar anıtı yapılmıştır. 1881�deki kazılar sırasında bulunan bir yazıttan yapının kente yaptığı hizmetler nedeniyle Hephaistogenes oğulları Kallisteros ve Aristias�a Assos halkı tarafından kent içinde mezar yaptırma ayrıcalığının verilmesine dayanılarak inşa ettirildiği
KUZET STOA
115.5m X 12.42m boyutlarında iki katlı bir yapıdır. Yapıya beş basamakla çıkılmaktadır ve ilk katta bulunan bir sıra dor sütunu ikinci katı taşımaktadır. Içte ise yapıyı boylamasına iki sahana ayıran 20 sütun bulunur.Yapının daha çok güneşten ve yağmurdan korunmak için olduğu düşünülmektedir. Bugün duvar yüzeyinde görülen 40X50 cm boyutlarındaki delikler ikinci katın ahşap taban kirişlerinin girdiği yerlerdir.
GÜNET STOA
Güney stoa daha küçük ve çok katlıdır. Bodrumu ve su haznesi katı ile birlikte dört kattan oluşur. Bodrumun güneye bakan kısmının önü açıktır, tabanı da su deposudur. Sarnıçlardan biri 41.60×2.75 diğeri 14.85×2.37 m boyutlarındadır. Sarnıçların taş kanallaarla Roma Çağı hamamına su bağlantısı vardır. 69 m uzunluğu 12 m derinliği olan yapının en üst katı agora düzlüğünde tek kat görünümündedir. Altındaki ara kata içeriden batı köşedeki taş merdivenlerden, dışarıdan doğudaki dış merdivenlerden ulaşılmaktaydı. Zemin ise öndeki koridorun gerisinde on üç odaya bölünmüştü. Bu odaların kazı sırasında bulunan su tesisatına dayanılarak yıkanma odaları olduğu düşünülmektedir.
BOULEUTERİON
Meclis, düzenli toplanarak yönetimle ilgili kararları verirdi. Temsilciler (prytan�lar)
arasından seçilen elli kişi sürekli görev yapar ve prytaneion denen devlet konuk evinde kalır, orada devlet hesabından yiyip içerlerdi.
Meclisin, elçi yollama ve kabul etme, vergi toplama, memurları denetleme, donanma yönetimi ve maliye yönetimi gibi görevleri vardı. ayrıca 500 drahmiye kadar ceza kesme yetkisine sahipti. Meclis üyelerinin tiyatroda parasız giriş ve şeref koltuğunda oturma gibi ayrıcalıkları da vardı.
Assos�un kent meclisi yaklaşık yüzelli kişiliktir. Her kabileden (phyle�den) ellişer temsilci geldiği için kent devlete bağlı üç yerleşim olduğu düşünülmektedir. Meclis yapısı 21 x 21 m boyutlarında tek katlı bir yapıdır. Agora�ya doğru açılan beş kapısı vardır. İçeride, ikisi kazılarda bulunabilmiş olan dört sütun çatıyı taşımakta idi. Meclis üyelerinin oturduğu taş sıralar sağlam olarak ele geçmemiştir. Dor düzenindeki cephe sütunları 63 cm, içteki, çatıyı taşıyan sütunlar ise 75 cm çapındadır.
Bouleuterionun güneyindeki agoraya giriş kapısının yanında merdivenlerle inilen altgeçit, bir su haznesinde sona erer. Bu kapının güneyinde de bir kapının kalıntıları vardır.
GYMNASİON KONUT ALANI
Kentin Roma çağına ait olan konut alanıdır. 1000 m2si kazılmış olan alanda kuzeydoğu � güneybatı yönünde bir sokak ve onu dik kesen, kuzeybatı � güneydoğu yönünde bir cadde vardır. Cadde geniş plaka taşlarla döşelidir ve iki tarafında 90 x 110 m2 taban alanlı dikdörtgen şekilli konutlar bulunmaktadır. Kuzeybatıdaki konutun avlusuna büyük boyutlu taşlar döşenmiştir. Kuzeyinde de büyük bir sarnıcın kalıntısı bulunmaktadır. Yapı katından gelen çanak - çömlek buluntularına göre konutlar M.S. 1. ve 3. yüzyıllarda kullanılmışlardır. Daha sonra ise tahrip edilmiş ve üzerlerine başka yapılar oturmuştur.
Güneydoğu köşedeki konutun batı duvarından çıkan bir pis su kanalı da üstü örtülü olarak caddeye bağlanmaktadır.
Konutlar derleme taşlardan, çamur harcı kullanılarak örülmüş ve 60 cm kalınlığındaki duvarlarla inşa edilmişlerdir. Çok özenli yapılmamışlardır. Tek katlı yapılar olmaları büyük olasılıktır.
Sınırlı ölçüde de olsa ortaya çıkarılan bu bölüm, kentin oldukça düzenli ve biribirini dik kesen bir cadde sistemine sahip olduğunu göstermektedir.
DOĞU YAMAÇ EVLERİ
Doğu yamaçta yapılan sondaj kazısında teraslar halinde ve yanaşık düzende inşa edilmiş konutlara rastlanılmıştır. Her konut iki ya da üç odadan oluşmaktadır. Derleme taşlarla ve çamur harcı ile yapılmışlardır. Eski Çağın insanları dışa dönük bir yaşam biçimi sürdükleri için konutları genelde büyük özenli ve süslü değildi. Roma Çağına kadar villa fikri de pek gelişmemişti. Evlerin birer küçük avluları vardı. Bir kanalizasyon sistemi henüz saptanmamıştır. Sondaj kazılarında gün ışığına çıkarılan konut eldeki kanıtlara göre en son M.S 6. yüzyılda kullanılmıştır.
Ayrıca akropoliste Athena Tapınağı çevresinde yapılan temizlik sırasında hem kuzey hem de güney kenarda tapınağın stylobatını çevreleyen bir dizi konutun varlığı ortaya çıkarılmıştır. Taş duvarlı, döşemesi kireç harçlı ve tek kat olan bu konutlar kentin küçüldüğü ve artan korsan saldırıları nedeniyle surlar içine çekilip akropolisi bir kale gibi savunmaya hazırladığı evreye aittir. Akropolis çevresinde bugün görüle ve bir bölümü restore edilmiş yarım daire ve kare planlı kuleler ve onları bağlayan kireç harçlı sur duvarları da bu dönemde yapılmışlardır
MÜZELER:
TEPEDEKİ ANTİK KENT
235 metre yüksekliğindeki Andezit taşlardan oluşan tepe üzerinde kurulan Assos Antik Kenti; Çin seddi kadar özenle yapılmış, yer yer yüksekliği 20 metreye ulaşan 8 kule il 12 değişik kapının yer aldığı yaklaşık 3200 metrelik surlarla çevrelenmiştir. Athena Tapınağı, Gymnasium, Agora, Hamam ve Tiyatro’nun bulunduğu şehir ile Antik Liman, Mendirek veAntrepo benzeri yapılardan oluşan Assos’da 1881 - 1883 yılları arasında ilk bilimsel kazılar J.T. Clarke ve F. Bacon’dan oluşan Amerikan heyeti tarafından yapılmıştır.
Bu kazılarda çıkan eserlerin bir kısmı Louvre ve Boston
Müzelerine götürülmüş olup, yurdumuzda kalanlarında bir kısmı İstanbul Arkeoloji müzesinde sergilenmektedir. İlk kazıdan itibaren uzun yıllar kendi kaderine terk edilen Assos, 1980 yılında Restoratör Prof. Dr. Ümit SERDAROĞLU’nun gayretleri ile yeniden bilimsel kazı çalışmalarına sahne olmuştur. Bugün, kazılar Sayın SERDAROĞLU’nun başkanlığındaki bir kazı heyeti tarafından ciddiyetle yürütülmektedir. Hikaye bu ya; Assos Kralı Hermias’ın kız kardeşi Pythias’ın güzelliği dillere destandır… Pythias’ı görenler O’nu bir daha akıllarından çıkaramamakta- dırlar… Ünlü düşünür Aristo, Hermias’ın okul arkadaşıdır. Hermias, Aristo’yu Assos’a davet eder, bu davete icabet eden Aristo da, yemekte Pythias’ı görür görmez aşık olur ve yemekten içmekten kesilir, bunun üzerine Hermios, Assos’da bir okulaçtığı takdirde kız kardeşini Aristo’ya vereceğini vaadeder. Ve hikaye mutlu sonla biter, Aristo ile Pythias evlenir ve Felsefe Okulu kurulur. M.Ö. 348 - 345 yılları arasında Aristo burada Erdem’e Övgü isimli eserini hazırlar.Bugün yöre de, gerek konaklama kapasitesinde ve gerekse ziyaretçi kapasitesinde gözle görülür bir artış olmaktadır.
Assos Otelleri Ve Ossos Resimleri
En uygun fiyatlı oteller, ucuz tatil, bayram tatili, çocuk ücretsiz, erken rezervasyon otelleri otel erken rezarvasyon balayı tatil erken rezervasyonlu oteller indirimli
+ Assos Eden Beach Hotel
+ 110,00 TL
+ Assos Eden Beach Hotel 3 yıldız
+ Assos Eden Beach Hotel
+ Tam Pansiyon Plus
+ 12 Taksitli 99,00 TL
+ Detaylı Bilgi
+ Nazlıhan Hotel
+ 115,00 TL
+ Nazlıhan Hotel 11 yıldız
+ Nazlıhan Hotel
+ Yarım Pansiyon
+ 12 Taksitli 103,50 TL
+ Detaylı Bilgi
+ Assos Club Kapheros
+ 108,00 YTL
+ Assos Club Kapheros 4 yıldız
+ Assos Club Kapheros
+ Yarım Pansiyon
+ 12 Taksitli 120,00 YTL
+ Detaylı Bilgi
+ Eden Gardens Hotel
+ 140,00 TL
+ Eden Gardens Hotel 4 yıldız
+ Eden Gardens Hotel
+ Herşey Dahil
+ 12 Taksitli 126,00 TL
+ Detaylı Bilgi

assoz manzaası

assos tarihi goruntu,assos tarihi resim
assos,
assos hikayeleri,
assos otel,
assos resimleri,
assos tarihi,
assos tatil,
oteller assos